ETSTUR VİZESİZ YUNAN ADALARI TURU BLOG (MİKONOS-SANTORİNİ-RODOS)


1. GÜN:

Aracımızla yaklaşık 10:15 gibi Çeşme limanında olduk. Limanın bavul teslim girişinin hemen yanında limana ait günlüğü 20 TL olan gayet nizami bir otoparka park ettik. 3 gün kalacağımıza göre çıkışta toplam 60 TL ödeyeceğiz. Otopark için liman boyu caddede yolun en sağı ücretsiz doğal bir otopark haline gelmiş. Bu şeritte bir 500 mt ilerledim ama yer yoktu. Ara ara da park yapılamaz levhaları vardı. İçime sinmedi zaten. Hem o kadar yolu elimizde bavul ile yürüyeceğiz hem de kafamda bir kaygı olacaktı. En temizi biraz erken gelip ücretli liman otoparkına koymak. Tahminim saat 11.00 gibi tamamen dolmuştur otopark.

Az önce de bahsettiğim gibi otoparktan çıktık ve hemen yanı başında bavul teslim noktasına gittik. Bavulu x-raydan geçirip teslim alıp bizi bir 50 mt yakınındaki liman yolcu girişine yönlendirdiler. Saat tam 11:00 de kapısı açıldı. Biraz güneş altında bekledik. Girdikten hemen sonra pasaport kontrol yapıldı. Pasaport kontrolünde hiçbir sorun yok. Çok seri girdik. Pasaportla beraber yurtdışı çıkış harcı (15 TL) dekontu soruluyor. İnternet bankacılığından yatırmıştım. Dekontlarını da evdeki bilgisayardan çıkarmıştım. İyi ki çıkarmışım. Polis kontrolde sordu. Sanırım online sistemde görünmüyor. Ancak bir şeye üzüldüm. 7 yaş altı çocuklara yatırmaya gerek yokmuş. İsterseniz geri alabilirsiniz dedi polis.

Kontrolden hemen sonra Duty Free (free shop)’a giriliyor. Çocuklar hiç görmemiş gibi çikolatalara saldırdı. 3-5 Euro derken baya tuttu çikolatalar. Hazır yeri gelmişken duty free’den de bahsedeyim. Gemide de free shop var. Uluslararası sulardayken açık oluyor. Alkoller biraz daha hesaplı piyasadan. Ama öyle yarı yarıya değil. Alkol oranı belirli bir rakamın üstündeyse 2 litre kişi başı hak var. 18 yaş altının hiç hakkı yok. Ama free shopçu amcanın dediğine göre dönüşte gümrükte kontrol edilirken kişi başı 3 şişeye bir şey demezlermiş. Neyse, çeşme limanında duty free’den çıktıktan sonra cici-bici 2 ets tur giyimli kız gülücükler saçarak “Hoş geldiniz“ diyorlar. Onlarla fotoğraf çektirenler bile var. Gemiye doğru açık bir alanda gayet sakin bir şekilde ilerliyoruz. Belirli bir noktada tüm pasaportları topluyor ets görevlileri. Bunların yerine oda veya gemi kartlarını teslim ediyor.

 

“Siz  dönene kadar pasaportlarınız bize emanet” diyorlar. Bir aşama sonra da bir laptop ve bir pc kamerası ile fotoğrafınız çekilip karta dijital olarak işleniyor. Sonra hemen gemiye giriliyor.  Gemiye girer girmez aileniz adına bir sağlık formu dolduruyorsunuz.  Afrika’ya gitmedim, ishalim yok, bulaşıcı hastalık yok vs…

Biz hemen odalarımıza geçeceğimizi düşündük ama 5. veya 8. Katlara yönlendirildik. Saat 13.00 da bavullarımızın oda kapılarına bırakılacağını ve odalarımızın hazır olacağı söylendi. Önce 8.  kata çıktık. Çocuklar havuzu merak etti diye. Ama havuz süs havuzu niteliğindeydi. Çok bir esprisi yok. Sonra 5. kata indik. Kübalı 4 kızın güzel bir müzik şovu vardı. Hoşumuza gitti. Hemen ardından saat 12.00 oldu. Öğle yemeği saatiymiş. 2 adet restoran var. Birincisi ana restoran, 4. Katta, diğeri de 6.katta daha küçük bir restoran. Ana yerde yedik. Bildiğimiz açık büfe mantığında. Her şey var. Lezzet konusunda yorum yapmayayım. Kişiye göre değişebilir. Saat tam 13:00 de 2. kattaki odamıza gittik. Ama bavullar gelmemişti. Özbek-Türkmenistanlı kadınlar oda hizmeti yapmaktaydı. Birazdan gelir bavullar dedi. Gerçekten de 10-15 dk içinde geldi. Oda 4 kişilik 2 tanesi açılır kapanır ranza yatak. Açtık ama nevresimleri geçmemişti. Rica ettik Özbek ablalardan. Acele etmeyin yapıyoruz hepsini dedi. Ama bir boşluk gördüğüm için kibarca acele ettim. Geldi yaptılar. Tv kumandası yoktu. Uğraş vererek getirttim. Tüm profesyonel oda hizmeti yok kısaca. Neyse ki çok uğraşmadım. Oda bence yeterli. Biz 2. kat oval pencereli bir oda tercih ettik. Mini bir wc- banyo var. Gardırop- makyaj masası da vardı. Yeterli bence. Zaten bir gemiden fazlasını beklemek lüks olur. Tv var. Ama buzdolabı yok. Tam odaya yerleşirken bir anons geldi. Tüm yolcularla ilgili toplanma bölgelerine gelsinler ve odalardaki dolaplarda bulunan can yeleklerini getirsinler denildi. Tatbikat yapılacakmış. Uçaklardaki zorunlu anlatımlar gibi. Biraz hoşumuza gitmedi ama, çoluk çocuk can yeleklerini giyecek. Bize ait olan (2. Katta kalanlar) toplanma ve tatbikat merkezine gittik. İşin komik kısmı; bizim bölgemiz casino kısmıymış. Çocuklar boyunlarında can yelekleri, kollu makinalara daldılar. Bizde eşimle ruletin başında kaldı. Neyse 10-15 dk giyme-çıkarma anlatıldı. Odalarımıza dağıldık.

 

Saat 16.00 da 5. katta bilgilendirme toplantısı tur hakkında bilgiler verildi. Kişi başı 2 alkollü içecek ve 2 adet 500 cc su 24 saat bedava yemekler, şu saatte şu gün Mikonos, şu gün Santorini vs. En önemli ise kara turları bilgisiydi.

 

Mikonos’ta zaten gece oluyoruz. Bir tur yoktu. Ama limandan şehrin merkezine otobüs transferi var. Kişi başı 8 Euro ve 3 yaş altı çocuklar için biraz daha ucuz. Rodos için bir tur kağıdı, Santorini için bir başka. Saat 19.00 da akşam yemeğini 6. Katta yedik. Hemen odaya indik. Hazırlandık. Çocuklarda olduğu için servis-transfer hizmeti almıştık. İner inmez gemiden otobüse bindik. Mikonos şehir merkezine çok yakın bir noktada indirildik. 5 dk’da tam merkeze geldik. 2 saat Mikonosu gezdik. Çok bir numara yok. Kuşadası benziyor çoğu yer. Restoran, hediyelik eşya vs… 4 adet yel değirmeni olan tepeye kadar gezerek yürüdük ve geri döndük. Toplam iki saat sonra tur aracımıza geri döndük ve tekrar gemiye geldik. Zaten 23:30 olmuştu. Çocukları yatırdıktan sonra kalan iki bira hakkımı 6. Katta bir barda tükettim. Gemi 04:00 da Santoriniye hareket edecekti. En son giriş 03:30 dediler. Gençler veya bekarlar herhalde o saatte gelmişlerdir.

2.GÜN

Ertesi gün saat 10:00 da Santorini limanına vardı. Limana Mikonostaki gibi tam yanaşmıyor. Tender botlarla karaya çıkılıyor. Biz tur aldığımız için 5. Kattan bir yerde tur rehberiyle buluştuk. Herkese bir sıra no verildi. Organize bir şekilde aşağı inerek gemimize yanaşan botlara geçiş yaptık. Botlar yaklaşık 100 kişilik. Biz 6-7 dakikalık yolculuktan sonra Thira adasının en ucundaki eski bir limana indik. Bu limana koca koca feribotlar, dolmuşçu mantığıyla hızla yanaşıyor, dolduruyor-boşaltıyor adadan adaya sefer yapıyorlardı. Neyse biz iner inmez daha evvel olan belirlenmiş ve bizi hazır bekleyen otobüslerimize doluştuk. Yaman bir falez tırmanışından sonra ilk etabımız olan plaja vardık. Bu arada rehber hiç susmuyor ve gayet güzel bilgilendirme yapıyordu.

 

Gittiğimiz plaj önceden rezerve edilmiş ve bizi bekliyordu. Şezlong ücretleri tur tarafından ödenmişti. Herkes bir şezlong kaptı ve yaklaşık 2 saat deniz-kum-güneş yapıldı. Haziran başı olmasına rağmen deniz soğuktu. Plaj kumu volkanik kum olduğu için siyah renkliydi. Tabi ince kum değildi. Bu siyahlık kumları kavuruyordu. Çıplak ayak kuma basmak mümkün olmuyordu. Anadoludan geliyor ve bu tura katılıyorsanız denize bir kere girin. Ama yaz boyu denize defalarca girme imkanınız varsa bence denize pek girmeseniz de olur. Deniz 3 adımda ciddi derinleşiyor. Pek çocuklara göre değildi. Plaja her türlü yiyecek içecek ücret karşılığı servis ediliyor. Soyunma kabinleri var. Duş var ama tuzlu deniz suyu. Adada ciddi bir su sorunu var. Bu sebeple duş alamadık.

Saatimiz geldiğinde otobüslerimize tekrar doluştuk ve doğru Oia köyüne gittik. Kartpostallardaki yer yani. Adayı Santorini yapan yer! Yamaçlarda bembeyaz 1-2 katlı özel mimarili evler. Bazılarının bir kısmı mavi boyalı. Belediye her yıl boya badana yapmayı zorunlu kılıyormuş. Tam bembeyaz pırıl pırıl yapılır evler. Belirli bir yere kadar rehberli gezildi. Bir dondurmacı birkaç restoran tavsiyesi verildi ve kendi başımıza dolaştık (yaklaşık iki saat). Hep şu konuda uyarıldık: Bu Yunanlılar uyuşuktur, tembeldir ve yavaştır. Aman restorantlarda geç getirir geç servis eder vs. Öyle bir yer de yemek yedik ki bunların hiç biri gerçekleşmedi. Deniz manzaralı bir deniz mahsülleri restoranttı. Tavsiyem grilled octopus (ızgara ahtopot) ve shamgini usulü karides. Santorini salatasıda güzeldi. 4 kişilik bir aile 90 euro civarı tutuyor. Buraya göre normalmiş. 

Birazcık volkanik lav taşı aldıktan sonra buluşma noktasından tekrar otobüsümüze bindik. Doğruca teleferiğin bulunduğu Fira yerleşim bölgesine. Oia benzeri hediyelikçilerin sıra sıra bulunduğu yer. 30 dk yeter gezmeye. Aşağı limana inmek için turcular tarafından teleferik biletimiz zaten otobüste dağıtılmıştı. Onları verip 5 dk sıra bekleyip kolayca aşağı indik. Birde hemen yanı başımızda katırla inmek için bir yol var. O da aynı teleferik gibi 6 Euro. Güneşim altında bir katırın sırtında merdivenlerden inmek hiç mantıklı değil. İsteyen yürüyerek te inebilir. Ama oda mantıklı değil. Teleferik en iyisi. İner inmez bizi bekleyen su ikramı yapan ets çadırının içinden geçerek botumuza bindik. 3 dk. da gemimize yanaştık.

Odalarımızda tuzumuzu attıktan sonra 19.00 da yemeğe katıldık. Kübalı bir grup oda konseri ve illüzyon gösterisinden sonra bugün ki etapta bitti. Hemen buraya sıkıştırayım bu cruise turu, kara turları satın almadan olmaz Hele ki çocuklu bir aile iseniz yol bilinmez iz bilinmez. Tur şart bence. Tur fiyatlarının resmini yayınladım. Birazda tuzluya mal oluyor totalde. Gemiye binmeden hiçbir yerde bahsedilmiyor bu fiyatlardan.

3. GÜN

Rodos’a varış saat 08:00 oldu. Bir gün önceden oda kapısına sıkıştırılmış program kağıdında 08:15’de 5. güvertedeki bir salonda hazır olmamız gerektiği yazıyordu.

Örnek: İlk gün bilgilendirme kağıdı.

  Kahvaltı bile yapmadan salona gittik. Çocuklara mini ekmek arası peynir hazırladım hemen; iyi de oldu. Yaklaşık 1 saat otobüs yolculuğu ile Lindos yerleşim yerine gittik. Çocuklar yolda acıktık deyince peynir ekmekleri verdim. Rodos daha temiz daha yeşil büyük bir ada. Yol boyu rehber bilgi verdi. 43 kişilik otobüsün 34 koltuğu ancak doldu. Santorini turu kadar ilgi yoktu yani. Aslında Rodos’ta tur almasak ta olurdu. Ama Lindos’a nasıl gidilir araştırmak lazım tabi. Otobüslerin (halk) gittiğini gördüm. Lindos’ta hediyelikçilerin içinden geçerek kaleye çıkıyoruz. Görmeye değer. Birkaç foto sonrası aynı yoldan iniş ve tekrar tur otobüslerimize gidiyoruz. Arada ufak tefek alışverişler. Yanınızda 1-2 Euro demir para olması iyi olur. Wc ve mini ring otobüsü için. Bende 100 euro vardı. Wc işleten teyze biraz bozuldu 😊 (wc=1 euro). Otobüslere bindikten sonra öğle yemeği için gemimize geri gittik. Yemek+dinlenmek için toplam 45 dk vardı. Aslında 90 dk. mız olacaktı. Ama Lindos’ta otobüsümüz birkaç çift yüzünden geç kalktı. Sırıta sırıta ellerinde hediyelik torbalarla bindiler otobüse.

Yemekten sonra hemen gemimizin kapısında tur otobüsüne bindik. Rehber eşliğinde Rodos şehir ve kaleiçi turu yaptık. Çoğu yapı çok güzel korunmuş. Hayran kaldık. Tekrar 16:30’da otobüsümüzde olup gemimize vardık. Rodos limanında free-shop vardı. Rehberin dediğine göre en ucuz free-shop burasıymış. 4 limanda da bir free-shop var. Birde gemide. Çeşmede pasaport kuyruğuna girmeden şöyle bir duyuru yapıldı. ”Free-shop alışverişinizi burdan yapmayın. Gemideki daha ucuz diye”. Sanırım gemiden alsınlar diye ticari taktik. Gemide her ürüne etiket fiyatında %10 indirim yapıldı. Ama çeşme ile aynı fiyata mı geldi daha mı ucuza hesaplamadım.

Gemi 20:00 civarı Rodos’tan nihai durağımız Çeşme’ye doğru yola çıktı. Yemek + animasyon + mini konser + dans gösterisi   vs derken 23:30 da odamıza girdik. Tur ücretlerini yatırın diye kağıt bırakmışlar odaya. Resepsiyona çıktım ve yatırdım. İster Euro nakit ister kredi kartıyla. Yeter ki ödeyin 😊. Hepsini kabul ediyorlar. Bir not daha vardı. Bavullarınızı gece 01.00’e kadar kapınızın önüne bırakın. Yarın limanda alacaksınız diye. Tavsiyem bavullarınız büyük ise verin. Küçükse siz indirin varış günü aşağıya. Zira birde bavul bulmaca oynamayın limanda. Sabah tam 07.00 de vardık. Pasaportlar peyderpey dağıtıldı. Gemiye girerken çok özenli ve seri toplanan pasaportlar geri verilirken büyük bir düzensizlikle verildi. Yer yer kavgalar dahi çıktı. Bence resepsiyona Türkçe bilen yabancılar koysunlar. Zira Türk resepsiyonistler veya görevliler yolcular kadar sinirli olabiliyor. Yolculuk boyunca gördüğüm tatsız an pasaportların dağıtım anıydı. Tabi bizim kahvaltıda gümbürtüye gitti. Zaten 07.00’de kahvaltı yapmak ta  biraz zor geldi bize. Bir kahve içeyim bari dedim ama kahve makinesini kapatmışlar. Buda çok itici bir durumdu. Tam giderayak iş bitti, fiş bitti gibi oldu. Yaklaşık yarım saat pasaport gümrük kuyruğundan sonra otoparktan aracımızı aldık ve gemi seyahatimiz sonlanmış oldu.

 Sonuç olarak 2012 yılından bu yana hizmet veren ETS Cruise gemisi iyi bir noktaya gelmiş. Umarım daha da iyi olur. Klasik bir 5 yıldızlı otel tatiline tercih edilebilir.

   NOTLAR

1-)  Geminin içi çok yeni değil. Biraz tadilat gerekli.

2-) Odalar ve banyolar eskimiş. Sık sık sifonlar bozuluyor. Yataklar en basit yatak cinsi.

3-) Havlular çarşaflar ve nevresimler temiz ama yıpranmışlar.

4-) Odalarda birer basit kağıt terlik olabilir.

5-) Gemi sabah varıyor öğlen tekrar yola çıkıyor. Bu esnada tüm odalar temizleniyor. Tabi ki yetişemiyor görevliler. Bize saat 13:00’de hazır olduğu denildiği halde tam hazır değildi. Biraz telefon trafiği yaşadık. Öyle ki 2 yastık kılıfımız biz varken takıldı. Onlarda ıslaktı.

6-) Yanınızda 50-100 Euro olmasında fayda var. Bozuk olsa daha iyi olur. Her yerde kredi kartı geçerli. Kredi kartınızı yurtdışında kullanılabilir olduğunu kontrol edin.

7-) Telefonlarınızı yurtdışı görüşmeye açtırın. Hatta mümkünse yurtdışı internet paketi alın. Lazım oluyor.

😎 Odalarda kasa var ama anahtarlıydı. Son günkü anonstan anladığım kadarıyla isteyenler kasa anahtarı temin edebilir.

9-) Her gün odalara temizlik ekibi giriyor. Lütfen rahatsız etmeyiniz tarzı kapı uyarısını biz bulamadık. Her gün temizliğe girmişler.

9-) Bazı etkinlikler geminin kumarhanesinde yapılıyor. Solo gitar dinletisi gibi. Ancak sigara içildiği ve çok duman olduğu için bu etkinliklere katılamadık.